Ünal Mühendislik

UMARIZ BU MAĞLUBİYET SİZİN İÇİN HAYIRLARA VESİLE OLUR!

Yayınlanma Tarihi :
UMARIZ BU MAĞLUBİYET SİZİN İÇİN HAYIRLARA VESİLE OLUR!
Demir Petrol

Bir kere en sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyelim. Şartlar ne olursa olsun partili bir belediye başkanının il delegesi yapılmaması kabul edilemez. Sonuçta siz aynı partinin mensuplarısınız. Bazı dostlarımız tüzüğe göre seçilmişlerin delege olmadığını söyledi ancak öyle değil. Tüzük; “ Belediye başkanları ilçesinde tabi delegedir, il genel ve belediye meclis üyeleri delege seçilemezler” diyor, belediye başkanı demiyor. Yani belediye başkanı herhangi bir listeden il delegesi ve büyük kurultay delegesi adayı gösterilebiliyor.

Evet, seçimin kazananı ne Sayın Onkardeşler, ne de kaybedeni Sayın Kalaz. Seçimi kaybeden zihniyet; Ak Parti’yi eleştirdikleri ayrıştırıcı, baskıcı ve zorba politikalar. Bir kere bırakın Belediye Başkanı olmayı, Genel Başkan bile olsanız bu örgütün tabanına baskı yapamaz sınız. Çünkü bu parti, cumhuriyetin 2’inci adamını sandıkta bırakıp gencecik bir adamı genel başkan yapan ve ülkeye “Karaoğlan” markasını hediye eden bir partidir. Ama partinin tabanından gelmediğiniz için, Silivri’deki ruhani liderimiz gibi her şeyin çok kolay olduğunu düşündüğünüz için güç zehirlenmesine girer siniz ve bunları hesap edemez siniz.

Merdivenleri çıkarken yanınızda olanları hedefe ulaştıktan sonra unutursanız ve; ne şehirle ne de partiyle ilgisi olmayan insanlarla zirvede kalmaya çalışırsanız dönüşünüz merdivenle de olmaz ve paraşütsüz çakılır sınız…!

Efendim neymiş; birisi İl Başkanı, diğeri de milletvekili adayı olacak mış. İyi de, kişinin aynasıdır iş lafa bakılmaz. Lütfen bana söyler misiniz; bu insanlar sizin listenize neden oy versin? Bu insanlar birinizi İl Başkanı, diğerinizi de Belediye Başkanı yaptı. 40 yıl sonra bir vekillik, birde belediye kazandınız. Buna rağmen Genel Merkez size kargoyla bir aday gönderdi. Hem de geçmişten 2 defosu olan bir aday. Peki siz ne yaptınız? Bu insanlara liderlik yapabildiniz mi? Tabanınızın sesini Ankara’ya ulaştırabildiniz mi? Dün elinizdeki koltukları teker teker teslim etmiş siniz, bugün ise o günün şartlarında siyaseten defolu olan ancak seçildikten sonra Türkiye’nin en başarılı muhalefet milletvekillerinden biri olan ismi ekarte edip yeniden terk ettiğiniz koltukları geri almaya çalışıyor sunuz! İnanın artık çok geç…!

Seçimden sonra kazanan listede yer alan bir iki isimle karşılaştık. Seçim günü bile ciddi baskılar aldıklarını ifade ederek yaşadıklarını anlattılar ve; “Başkanım, siz aday mısınız, bizim bildiğimiz iki aday var ve biz bunlardan birinin partimiz için daha faydalı olduğunu düşündüğümüz için orada yer aldık” şeklinde cevap verdiklerini belirttiler.

Mağlubiyetin sebeplerini hiç dışarıda aramayın. Neden mi? Önce bir etrafınıza bakın. Mesela Belediye Meclis Üyelerinizden kaçı sizinle birlikte yürüdü onu inceleyin. Ve ondan sonra da şu soruyu sorun; “Ben Milletvekili aday adayı olmak için istifa edersem belediye partimizde kalır mı?”

Bir diğer konu; hani delege seçimlerinden sonra “Biz öndeyiz” diyor dunuz ya, birde bunun üzerine tabi delegeleri ekliyor dunuz ya; peki o tabi delegelerden kaçı size oy verdi?

Belediyecilikte bazı konular insanları götürür, bazıları da kahraman yapar. Onlardan biri çöp, diğeri de sudur. 25 yıldır bu ülkeyi yöneten adamın bu günlere gelmesindeki en büyük neden; o dönemin SHP yönetiminin su ve çöpteki başarısızlığıdır. Çünkü o dönemde SHP’nin ( yani bugünkü CHP’nin) yan kuruluşu gibi hareket eden sendikanın yöneticileri o partiden milletvekili seçilirken, üyeleri de grev yaparak İstanbul’da çöp dağları oluşturmuş, musluklardan sular akmamış ve karşılarına siyasi bir canavar yaratmışlardır. Tayyip Erdoğan; “İstanbul’u çöplerden kurtarıp, Istranca Dağları’nı delip şehri suya kavuşturan” adam olarak tanınmış ve biranda ülkede kahraman olarak bu günlerin ilk adımlarını atmıştır.

Peki, siz su sıkıntısı çekerken, sizin 3 katınız nüfusa sahip Karabük neden sizin kadar sıkıntı çekmiyor? Çünkü Karasu’nun dışında şehre su sağlayan ve merhum Necmettin Şeyhoğlu döneminde açılıp, daha sonra revize edilen ekstra kuyular var. Hadi paranız yok ve tasarruf tedbirleri var diyelim. O zaman ne yapacak sınız; çalgıya çengiye, festivale sanatçıya biraz az para harcayacak sınız, hatta vatandaşın musluklarından su akmıyorsa hiç dağıtmayacaksınız ve; Bulak ve Bostanbükü gibi dere ve çayların olduğu noktalara alternatif kuyular açacak sınız. Sosyal belediyecilik tabi ki önemli. Ancak vatandaşın musluğundan su akmıyorsa hiçbir sosyal belediyecilik faaliyetiyle bunun telafisi aolamaz.

Bizler uyarı ya da tavsiye anlamında bir şey yazdığımızda size şunu söylüyorlar; “Sen bunlara takılma, sen çok iyisin, çok iyi gidiyoruz” Peki, bunları diyenler kimler? Oyunun içinde olanlar. Peki, onlar oyun dışında kaldıklarında ne diyorlardı? “Cevdet Bey mükemmel bir siyasetçi, kimse ondan 1’inci sırayı alamaz…!”

Sevginizi yalnızca birkaç kişiyle paylaşmayın. Sevginizi yayın. Ekibinize; “Birbirinizi sevin” deyin diyeceğim ama, vazo çoktan kırılmış, hatta tuz-buz olmuş…! İster kızın, ister gücenin. Şuanda gerek parti tabanında, gerekse de seçmen nezdinde ciddi bir çöküş içerisindesiniz. Belki de yaşadığınız bu mağlubiyet vakit çok geçmeden toparlanmanıza vesile olacak. Ama bunun için önce içerideki dedikoduları kesmenin, ekibinizi tek yürek, tek yumruk yapmanız lazım. Ancak bu mevcut tabloda pek mümkün gözükmüyor. Artık bunu nasıl başarış sınız, sizi buralara sürükleyen akıl hocalarınızla ve danışmanlarınızla nasıl bir strateji belirlersiniz onu bilemeyiz. Ama bizden size naçizane bir tavsiye; siz yine de yalnızca onlarla istişare etmeyin, etrafınızdaki diğer insanlara, partinin ve şehrin önde gelenlerine de ara sıra fikirlerini sorun, onları dinleyin. Sizin iyiliğinize birşey söylediklerinde insanlara bağırıp çağırmayın.

Etrafınızdaki menfeatçilerin ve şakşakçıların sözleriyle de bu yazdıklarımızın arkasında farklı şeyler aramayın. Çünkü bizim ne gizli bir ajandamız, ne bir adayımız, ne de farklı bir hesabımız var. Biz dostça söylüyoruz. Ha, belki biraz acı söylüyor olabiliriz. Ama bizim tarzımızda bu. Bir siyasetçi kolay yetişmiyor. Hiçbir siyasetçimizin başarısız olmasını asla istemeyiz.

YORUM YAP