
Rahmet, bereket ve yardımlaşma ayı, on bir ayın sultanı mübarek Ramazan geldi ve geçiyor. Sanırım bu ayın ruhuna uygun olarak son günlerinde yazılabilecek en önemli konulardan biri hiç şüphesiz hayırseverlerimiz olsa gerek.
Âlemlerin resulü; “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” buyurur. Bir insana yapılabilecek en hayırlı yatırımda hiç şüphesiz onun bir harf öğrenmesine vesile olmak, ümmet-i Muhammed’i cehaletten kurtarmaktır.
Son dönemde ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik krize rağmen şehrimizde gerçekten önemli hayır işlerine imza atılıyor. 80’li yıllarda merhum Mustafa Yazıcı ile başlayan hayırseverlik hareketi ilerleyen dönemlerde Kamil Güleç, Mutullah Yolbulan, Rafet Vergili, Ünsal Tülbentçi, Mustafa Sıtkı Antep, Seyhan Cengiz Turhan, Şefik Dizdar, Türker İnanoğlu ve Ali Baltacı ve ile devam etti. Kamil amca bırakın Türkiye’yi, dünyada ender mimaride bir kütüphaneyi üniversitemize kazandırdı. Devlet himayesindeki çocuklarımız için sevgi evleri yaptırdı. Köyüne Sağlık Yüksekokulu yaptırmak için protokol imzaladı. Merhum Mutullah amca üniversitenin ilk fakültesini yaptırdı. Rafet bey babası adına Fen Lisemizi inşa ettirdi. Merhum Türker İnanoğlu kendi adına İletişim Fakültesi yaptırdı. Mustafa Sıtkı Antep ve Ali Baltacı amcalarımız ilkokul ve kreş yaptırdılar. Merhum Ünsal Tülbentçi hem kendi adına bir ilkokul, hem de eşi adına bir öğretmenevi yaptırdı. Babası Eskipazar’da okul müdürlüğü yapan Seyhan Cengiz Turhan bey ilçeye Anadolu Lisesi kazandırdı. Şefik bey Safranbolu’da bir yüksekokul inşa ettirdi. Ha keza Sedat Namal ağabeyimiz babası Şaban amcamız adına Ovacık’a yüksekokul binası yaptırdı.
Peki şimdi kimler var, hayırseverlik bayrağını kimler taşıyor?
Bayram Demir
Hemen her hayır işinde mutlaka bir tuğlası vardır. Pandemi olur hastaneye onlarca solunum cihazı alır, ihtiyaç olur Safranbolu Merkez Camii inşaatına destek olur, Kur’an Kursunu yaptırır. Muhterem eşleri rahatsızlandığında birlikte adeta adak adarlar ve derler ki, “Hayırlısıyla şu hastalığı atlatalım, şükür olarak bir okul yaptıralım” Karabük eğitiminin lokomotif kurumu Demir Çelik Lisesi’ni yaptırmak ona nasip oldu. İnşaat hemen hemen bitti, çevre düzenlemesi başlıyor. Mükemmel bir okul oldu gerçekten. Ve Bayram abi şuanda da her yıl binlerce ziyaretçi kabul eden ve İslam dünyasında kutsal kabul edilen üç sudan biri olan Sığırcık Suyu’nun bulunduğu külliyenin restorasyonunu üstlenmiş durumda.
Osman Yeşilyurt
Önce merhum babası fazlı Yeşilyurt adına Karabük’e bir ortaokul, sonra merhum valideleri Nazmiye anne adına Safranbolu’ya bir kreş yaptırdı, ardından da kendi adına Karabük’te bir ortaokul inşaatına başladı. Ve son olarak bu mübarek ay içerisinde meleğini, henüz 9 yaşında kaybettiği biricik torununu Melike’yi ölümsüzleştirdi ve onun adına bir kreşin temellerini attı. Melike belki ortaokulu, liseyi ya da üniversiteyi göremedi. Ama dedesi sayesinde cennetten, adını taşıdığı eğitim yuvasında cehalete meydan okuyan kardeşlerini izleyecek.
Soner Özbey
Birçok Karabüklüden daha çok Karabüklü. Eğitimden spor kulüplerine, ibadethanelerimizden sosyal projelere kadar hiçbir hayır işine hayır demiyor. Merkez Camiine yaklaşık 15 milyonluk beton yardımı yaptı. Demir Kartal Bedensel Engelli Basketbol Takımının sponsoru. Eşi Çağıl Hanım adına Safranbolu’ya bir hayır çarşısı inşa ettirdi. Şimdi de Karabük’e yine eşi adına bir kreş yaptırıyor. Hayırsever olduğu kadarda mütevazı. Yaptıracağı kreşe adını vermeyi teklif ediyorlar, “Ben buralı değilim ki, benim adımı vereceğinize eşimin adını verin” diyor.
Murat Yavuz
Karabük’ten bir yaşında ayrılmış ama doyduğu şehri değil, doğduğu şehri tercih etmiş. Bu memleket “Eğitime destek” sözünü dedesinden öğrendi. Karabük’ün şahıs bazındaki ilk eğitim yatırımını dedesi merhum Mustafa Yazıcı yaptı. O da şimdi muhterem valideleri Semiye hanım adına artık ihtiyaca yanıt veremez duruma gelen Şirinevler Camiini yaptırıyor.
Mehmet Nuri Arslan
Safranbolu’da durumu ondan çok daha iyi olan birçok insan var. Ancak bizim Mehmet ağabey gönlü zengin bir Allah’ın adamı. Daha önce ilçede bir cami ve Kur’an Kursu yaptıran Mehmet Nuri Arslan, şimdi de lösemi nedeniyle kaybettiği yeğeni Miray’a ithafen Emek Ortaokulu’nu yaptırıyor.
Rabbim hayırlarını kabul eylesin. Yüce Allah sayılarını artırsın.