Ünal Mühendislik

KARDEMİR’DE BEKLENEN SÜREÇ BAŞLADI

Yayınlanma Tarihi :
KARDEMİR’DE BEKLENEN SÜREÇ BAŞLADI
Demir Petrol

Özçelik-İş Sendikası ile KARDEMİR arasında gerçekleşecek olan toplu sözleşme süreci bugün start aldı. Geçtiğimiz toplu sözleşmeyi % 53 ile bitiren sendikanın yeni dönemin ilk altı ayı için talep ettiği rakam % 73. Bu rakam sosyal yardımlarla birlikte % 100’leri buluyor.

Genel Başkan Yunus Değirmenci göreve geldiği günden itibaren hiç gündemden düşmedi. Onun döneminde sendika son derece hareketli günler yaşadı. Ancak o, gemiyi her defasında fırtınadan kurtarıp sağ salim limana yanaştırdı. Hiçbir zamanda rövanşist bir tavır içerisine girmedi. Kendisine rakip olanları ötekileştirmedi, aksine kucakladı. Kongrede yaptığı konuşmada, kendisine olmadık yaftalamaları yapanlara bile tek cevabı; “Ulan Allahsızlar, size gardaşımdan başka bir şey dedim mi? “ oldu. Onu bile gülerek söyledi.

Herkes kongreden sonra kendisine muhalif olan Karabük Şubesinin görevden alınmasını bekliyordu. Çünkü bir ara Karabük Şubesi CHP’ye dönmüştü ve neredeyse hemen her sene olağanüstü kongreye gidiliyordu. Ama o öyle yapmadı. İnsanların taraflarına değil çalışmalarına baktı. Bugün de Karabük Şube Başkanı Kenan Yılmaz ile baba-oğul ilişkisi çerçevesinde son derece uyumlu çalışıyorlar. Peki, bundan kim kazançlı çıkıyor? Çelik işçisi ve Karabük. Bu sendikayı yıllarca Karabüklü genel başkanlar yönetti. Hatta bir dönem sendikanın yanında KARDEMİR’i de yöneten ve kendisini kral ilan edenler vardı. Bir tanesi de çıkıp; “Ya bize her şeyimizi veren bu sendika bu şehirde kuruldu. Bu bina ne bize, ne de geçmişimize yakışmıyor, şu binayı yenileyelim” demedi. Karabük’e ve sendikanın tarihine yakışan modern binada; Yunus Değirmenci, Mustafa Kılıç ve Kenan Yılmaz üçlüsüne nasip oluyor. Bunun altında da birlik ve beraberlik ruhu ile takım çalışması yatıyor.

Artık 189 günlük grevlerin yapıldığı, bir şehrin Ankara’ya yürütüldüğü sendikacılıkta yok, Metin Türker ve Şemsi Denizer gibi sendika liderleri de. Sendikacılık günümüzde karşılıklı iyi niyet çerçevesinde ve ikili diyaloglarla yapılıyor. Gençlik yıllarından bu yana siyasetin ve cemiyetin içinde yer alan Sayın Değirmenci’de bunu iyi beceriyor. Tabi yeri geldiği zamanda Akif’in dediği gibi; “Yumuşak başlı isem, kim demiş uysal koyunum? Kesilir, belki, fakat çekmeye gelmez boynum” mesajını vermekten de geri kalmıyor.

Bu arada, masada gayet iyi olan Değirmenci’nin, Genel Merkez yönetiminin “en çılgını ve en gözü karası” olduğunu söylersek de abartmış olmayız. Ama öyle bir ekip var ki, gören “Türk Dünyasının aksakallar heyeti” zanneder! Dedik ya, artık o eski sendikacılık günleri geride kaldı. Haddehane meydanında işçiyi toplayarak yapılan mitinglerle işverene mesaj vermek yok, grevler yok, eylemler yok. Her şey masada ve ‘kazan kazan’ formülü ile elde ediliyor. Özçelik-İş Sendikası Genel Merkezi de bu doğrultuda politikalar üretiyor. KARÇEL’deki müteahhit işçilerinin kadroya alınması, 15 yılını dolduranlara ilk defa kıdem zammının verilmesi ve emekli olan çalışanların yerine evlatlarının işbaşı yaptırılması, yani “Babadan oğula” formülü Yunus Değirmenci döneminde masa başında elde edilen kazanımlardan yalnızca bazıları.

Birçok yönünü eleştirebilirsiniz ama Yunus Değirmenci vicdanlı adam. Ne kendisini, ne de şahsını ilgilendirmemesine rağmen 104 müteahhit işçisinin kadro işini kendine dert edinmiş ve diyor ki; “Bu kardeşlerimize karşı hem bizim, hem de KARDEMİR yönetiminin vebali var. Her biri 10 yılın üzerinde çalışıyor. Yaş haddi nedeniyle KARDEMİR alımlarına da başvuru yapamıyorlar. Dolayısıyla bunların sınavsız, mülakatsız bu sözleşme sürecinde kadroya geçmesi gerekiyor. Bu arkadaşlarımızın problemini halletmek boynumuzun borcu. O çocuklardan utanıyorum” Dikkatinizi çekerim, bu bahsettiğimiz çalışanlar sendika üyesi değiller. Sendika, üyelerinin konularıyla ilgilenir. Ama o ‘ Müteahhit işçilerinden bana ne’ demiyor, aksine ‘ O çocuklardan utanıyorum’ diyor.

Tabi şimdi herkes; “Bu kriz ortamında, hele birde KARDEMİR 3 milyar zarar açıklamışken beklentiler nasıl karşılanacak?” sorusunu soruyor. Çelik işçisinin liderinin o konudaki mesajı net; “ Zararın nedenlerini başka yerlerde arasınlar. Biz, KARDEMİR kar ettiğinde nasıl çalışıyorsak şimdi de aynı şekilde çalışıyoruz. Hatta personel yetersizliği nedeniyle daha çok alınteri döküyoruz. Şirket kar ettiğinde ekstra bir şey istemediğimiz gibi zarar döneminde de taleplerimizden geri kalmayız. Kaldı ki şimdi zarar açıklayan KARDEMİR önümüzdeki yıl son derece astronomik kazançta sağlayabilir….”

Sayın Değirmenci haklı. Bu işçi hep verdi. Yeri geldi ücretsiz izine çıktı, yeri geldi aylarca maaş alamadı. Ama ekmek yediği tekneye hiçbir zaman ihanet etmedi, aksine sahip çıktı. Dolayısıyla şirketin zararı çalışanların zammına fatura edilemez.

Sayın Yunus Değirmenci ve ekibinin bu sözleşmedeki beklentilerinden biri de, ilk kademeye geçişteki 5 yıllık sürenin 3 yıla indirilmesi. Sendika yönetimi; yeni işçi alımları nedeniyle yığılmanın olduğunu ve bu durumunda 5 yıllık süreyi bekleyenlerin daha az ücret almasına neden olduğuna dikkat çekiyor.

Şimdi hep birlikte izleyeceğiz. Biz şahsen işin uzayacağını düşünmüyoruz. Çünkü geçtiğimiz hafta sendikayı ziyaret eden KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir hoca da sıcak ve olumlu mesajlar verdi. Dileriz toplu sözleşme süreci en kısa sürede tamamlanır ve şehrin mayası olan Çelik İşçisi de beklentilerine yakın bir zam alır.

YORUM YAP