
3 fırst lady hatırlarım ben bu şehirde; Bayan Direkçi, Bayan Küçük ve Bayan Yavuz. İlk ikisini hanımefendilikleri ve mütevazılıkları ile hatırlarım. Üçüncüsüne ise ilk ikisindeki özelliklere ilaveten Sayın Valimize verdiği katkıları eklerim.
Geldiği günden itibaren hiç durmadı. Ama bize birilerini hatırlatan varoşça bir tavırda asla sergilemedi. Hep bir hukukçuya, bir cumhuriyet kadınına ve bir vali eşine yakışan bir tutum ve tavırla hareket etti. Yeri geldi devletimizin himayesindeki çocuklara anne oldu, yeri geldi şehitlerimizin annelerine evlat, gazilerimizin çocuklarına abla ya da hala oldu. Ama hep bir yerlerde oldu.
30 Ramazan hiç durmadı. Akşamları Vali Bey neredeyse o da hep oradaydı. Ama o gündüzleri de mesaideydi. Ama oldukları yerler asla mükellef zengin sofraları değildi. Ben şahsen hanımefendinin performansını görüp, birde geçmişteki bazı valilerin icraatlarını hatırlayınca; “Beyefendiye bile gerek yokmuş, hanımefendi de onlardan sonra çok fazlaymış” yorumunu yaptım….!
Peki, bu ikiliden kim memnun, kim değil? Neredeyse tüm Karabük memnun.
Ama geçmiş dönemdeki Ali kıran baş kesenler, validen çok vali olanlar, bu şehre vali olarak atanan bazı şahısları Damat Ferit’e ya da Sultan Vahdettin’e çevirenler, üstü kapalı valilik yapanlar memnun değil.
Geç bulduk ama muhtemelen çabuk kaybedeceğiz. Belki de hep birlikte; “Adana’ya gidek mi, şalgamından içek mi?” türküsünü söyleyeceğiz. Şayet bir benzeri gelmeyecekse biz hep birlikte Safranbolu lokumu ya da Çavuş Üzümü yemeye devam etmeyi tercih ederiz…!