
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var. Sayın Yunus Değirmenci’de ikili ilişkilerle, diplomasi masalarıyla konuları çözmeyi tercih ediyor. Mecbur kalmadığı müddetçe işçiyi sokağa indirmiyor. Tabir-i caiz ise karda yürüyor ama izini belli etmiyor ve iş bittikten sonra bombayı patlatıyor.
Hepimizin de hatırlayacağı üzere Sayın Değirmenci sürece; “ Zararın nedenlerini başka yerlerde arasınlar. Biz, KARDEMİR kar ettiğinde nasıl çalışıyorsak şimdi de aynı şekilde çalışıyoruz. Hatta personel yetersizliği nedeniyle daha çok alın teri döküyoruz. Şirket kar ettiğinde ekstra bir şey istemediğimiz gibi zarar döneminde de taleplerimizden geri kalmayız. Kaldı ki şimdi zarar açıklayan KARDEMİR önümüzdeki yıl son derece astronomik bir kazançta sağlayabilir….” cümleleriyle başlamıştı.
Biz biliyoruz ki Değirmenci sessiz duruyorsa mutlaka bir nedeni vardır ve bir bomba patlatacaktır. Çünkü o bir Kayserilidir ve pazarlığı gayet iyi bilir. Dikkat ederseniz uzun süredir ortalıkta gözükmüyor, herhangi bir açıklama yapmıyor. Bu da demek oluyor ki bir yerlerde düzenekleri hazırlıyor, nakış nakış, ilmek ilmek işliyor. Edindiğimiz duyumlara göre Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demir hoca ile birkaç kez bir araya gelmişler ve ana maddelerde mutabık kalmışlar. Hatta sözleşme bitmiş ve açıklama noktasına gelmiş. Büyük ihtimalle de mesai başlayınca beklenen açıklama yapılacak. Zaten hocada Gene Merkeze yaptığı ilk ziyarette; “ Seni kırmayız, sen bizim dostumuzsun mesajını vermişti”
Doğal olarak şimdi herkes rakamı merak ediyor. Bana ulaşan bilgi 6 aylık enflasyon çarpı 3. Yani15,75×3= 47.75. Ama Değirmenci bunun üzerinde bir rakam açıklarsa da bizim için sürpriz olmaz. Tabi şimdi birileri masaya % 73 ile oturmuşlardı diyebilir. Herkes ister istediğini almayı. Ama birde ülkenin şartları ve şirketin mali durumu gibi reel gerçekler var. Şayet bu 47.75 gerçek olsun, iddia ediyoruz 2025’in Türkiye çapındaki en yüksek oranlı, en mükemmel sözleşmesi olur ve bu rakamın üzerine kolay kolay hiçbir sendika ve şirket çıkamaz.
Sayın Yunus Değirmenci masa başı diplomasisi ile son derece ciddi problemler çözdü. İhbar tazminatlarını halletti, “Babadan oğula” sistemini hayata geçirdi. Üzerinde ısrarla durduğu ve ilk görüşmede gündeme getirdiği bir diğer önemli konuda; Vagon boşaltma, İnci Seramik Kaynak ve bakım ve onarımda çalışan toplam 104 personelin kadro durumu idi. İsmail Hocada kendisine; “Madem bu arkadaşlar sendika için kıymetli, ne yapılacaksa masada halledelim ve bunu da sen çözmüş ol. Sende bizim için kıymetlisin” cevabını vermişti. Büyük bir ihtimalle bu konuda bu sözleşmede çözülecek ve bir önemli problem daha tarihe karışmış olacak.
Yunus değirmenci ekibiyle birlikte sendikasını son derece gergin bir kongreden yara almadan çıkarttı ve gemiyi su almadan limana çekti. İlerleyen süreçte ise asla intikamcı ve rövanşist bir politika izlemedi, aksine birleştirici ve kucaklayıcı oldu. Tabi içeride birlik ve beraberlik olunca dışarıya karşı mücadele daha da kolaylaştı ve böylesine başarılı sözleşmeler ortaya çıktı.
Burada KARDEMİR çalışanları adına teşekkür etmemiz gereken bir diğer önemli isim ise hiç şüphesiz Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir hoca. Sektörün ve şirketin içerisinde bulunduğu duruma rağmen çalışanlarını üzmedi, onların alın terini imkânlarını son noktaya kadar zorlayarak verebileceğinin en yükseğini verdi.
Şanlı çelik işçisine hayırlı uğurlu olsun. Rabbim bu helal kazançlarını aileleriyle birlikte sağlıklı ve mutlu günlerde harcamayı nasip etsin.