
Karabük olarak büyük bir felaketi geride bıraktık. Adeta küçük kıyameti yaşadık. Şimdi eski günlere dönme, Türkiye’nin yüzölçümü olarak en fazla ormanına sahip olan ilimizin bu birinciliğini koruma zamanı.
Pazar ünü sosyal medyada gezinirken Karabük Milletvekilimiz, değerli ağabeyim Ali Keskinkılıç’ın “Geleceğe nefes, insanlığa nefes” projesi üzerinden 78 adet fidan bağışında bulunduğunu gördüm ve kendisini arayarak biraz bilgi aldım. Cehaletimi mazur görün, açıkçası böyle bir kampanyadan haberim yoktu.
Geleceğe Nefes, İnsanlığa Nefes Projesi şu; Orman Genel Müdürlüğü her yıl, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü münasebetiyle ülkemiz genelinde tüm il ve ilçelerde fidan dikim etkinliği yapıyor. Projenin www.gelecegenefes.gov.tr adresli bir web sayfası var. Hepimiz bu sayfaya giriş yapıp fidan bağışında bulunabiliyoruz. Fidanımızın hangi ile dikilmesini istediğimizi de seçebiliyoruz. Bir fidanın ücreti ise yalnızca 70 lira. Yani yaklaşık yarım paket sigara parası. Anlayacağınız bir tek sigaranın izmariti koskoca bir ormanı yakabiliyor ama bize nefes olacak olan o güzelim fidanlar 1 paket sigara bile etmiyor…!
İlgili siteden bağışımızı yapıyoruz, nereye ve kimin adına ve kaç adet fidan bağışı yaptığımızı belirtiyoruz. Orman Genel Müdürlüğü bize email üzerinden adımıza düzenlenen bir sertifika gönderiyor ve bizim adımıza dikimi gerçekleştiriyor.
Gün boyu konuyla ilgili biraz ders çalıştıktan sonra Sayın Valimizle görüştüm ve Karabük olarak böyle bir kampanya yapmamız mümkün mü diye sordum.
Sayın Valimiz zaten çoktan başlamış. Kendisi; “Orman teşkilatındaki arkadaşlarımız çalışıyorlar, önce yanan alanlarımızı temizleyecekler, sonrada toprağımızı da rahatlatacaklar. Çünkü ne yazık ki yalnızca ağaçlarımız yanmadı, toprakta yandı, canlılarda yandı, o işlemler bitsin, seve seve yaparız” dedi.
Sayın Valimize sohbetimiz esnasında son felakette sıkça gündeme gelen, çam ormanlarının daha kolay yandığı ve yangının daha hızlı yayıldığı iddialarını hatırlatarak yeni ormanlarımızın daha zor yanan ya da orman köylüsüne ekonomik katkıda sağlayan ağaçlardan oluşmasının mümkün olup olmadığını sordum. Geçtiğimiz yıl katma değeri yüksek bitkilerin yetiştirilmesi noktasında ilimizde farklı projeleri hayata geçiren Sayın Valimiz; “Bu yangın bizlere şunu öğretti, yaprağı geniş ağaçlar daha zor yanıyor. Yangın, o ağaçların olduğu noktaya gelince ya duruyor, ya da yavaşlıyor, köylerimize sınır noktalarda yanan bölgelere ıhlamur ya da orman yemişi gibi ağaçlar dikerek hem olası yangınlara karşı önlem alabilir, hem doğadaki canlıların besin ihtiyaçlarını karşılayabilir, hem de köylülerimize ekonomik katkı sağlayabiliriz” şeklinde görüşlerini ifade etti.
Peki Sayın Valimiz haksız mı?
Şayet dünya orman harikası Yenice’mizde ıhlamur ormanları olmasaydı bugün Yenice Ihlamur Balı’mız tescil için Avrupa kapılarına dayanabilir miydi? Aynısı şirin Ovacık’ımızda neden olmasın. Orada neden balcılık gelişmesin ya da köylülerimiz ıhlamur toplayıp satmasın?
Bu görüşmelerin ardından iki gündüz nabız yokluyorum ve; “ Acaba böyle bir kampanya Karabük’te başarılı olabilir mi?” sorusuna yanıt arıyorum. Mesela dün tam bu işlere kafa yorarken başka bir konuyla ilgili telefon görüşmesi yaptığım Özçelik-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kılıç kardeşime fikrini sorduğumda; “Şubemiz ve Genel Merkezimiz her zaman Karabük’ün yanında. Biz bu şehrin sendikasıyız. Şayet böyle bir kampanya olursa katkı sunmaktan onur duyarız, Karabük’teki her üyemiz adına bir fidan bizden” dedi. Yine bugün sohbet ettiğim iş dünyamızın kıymetli temsilcilerinin bazıları; “1000 fidan benden” dedi, bazıları da 500 …
Şimdi yüksek sesle düşünelim; Orman teşkilatımız yanan bölgeleri dikime hazırlarken biz tüm Karabük olarak el ele, omuz omuza bir kampanya başlatsak. Bu konuda Sayın Valimizin başkanlığında, Sayın Milletvekillerimizin ve Sayın Belediye Başkanımızın öncülüğünde bir komite kursak. Ticaret ve Sanayi Odalarımız, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğimiz, sendikalarımız, valiliğimizin birçok projede işbirliği yaptığı Sivil Toplum Kuruluşları Birliği de bu kampanyaya destek verse. Yapılan fidan bağışlarının sertifikalarının bir nüshası kurulacak komitede toplansa, Karabük basını da kişi ve kurumları kampanyaya teşvik etmek adına her günün sonunda o gün bağış yapan kişi ve kurumların isimlerini yayınlasa, ve dikim tarihi olan 11 Kasım’a kadar 78 bin fidanı hazır etsek mükemmel olmaz mı?
Bundan daha güzel 7-8 Karabük Günleri etkinliği olur mu? Hatta deprem sonrası ulusal kanallarda düzenlenen kampanyalar gibi ortak bir platformdan canlı yayınlar yapılabilir ve tüm dünya genelindeki hemşerilerimiz bu kampanyaya dahil edilebilir. Bizimkisi bir aşk hikayesi ve Karabük sevdası. Bizimkisi naçizane bir öneri. Gerisi bu şehrin yöneticilerine kalmış.


